Demo

Mustafa Kemal Atatürk

Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı'nın, inkılapların önderi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün, Ankara Anıttepe'de (eski adıyla Rasattepe) bulunan anıt mezarıdır. Ayrıca dördüncü cumhurbaşkanı Cemal Gürsel de 1966 yılında devrim şehitleri bölümüne defnedilmiştir (6 Kasım 1981 tarihli Devlet Mezarlığı Kanunu 1.madde 2.fıkra gereğince, 27 Ağustos 1988'de çıkartıldı). 1973'ten beri İsmet İnönü'nün kabri de Anıtkabir'dedir.

 

Yapının Tarihçesi

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin içinde yer aldığı yapı, Namazgâh Tepesi’nde Yüksek Mimar-Mühendis Arif Hikmet Koyunoğlu (1888-1982) tarafından inşa edilmiştir. “I. Ulusal Mimarlık Dönemi”nin en güzel örneklerinden olan yapı Türk Ocakları merkez binası olarak projelendirilmiştir. Türk Ocakları, II. Meşrutiyet’ten sonra kurulmuş olup Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen, Atatürk ilkelerini, Cumhuriyet yönetiminin erdemlerini kültürel yolla halka yayan, devletten yardım alan kuruluşlardı. 1926 yılında Türk Ocağı merkez binası için bir proje yarışması açıldı. Atatürk’ün direktifleriyle Namazgâh Tepesi’nde Etnografya Müzesi’ni yapan Mimar A. Hikmet Koyunoğlu’nun projesi birinci oldu. Atatürk’ün suluboya resminden beğenip onayladığı binanın inşaatına 21 Mart 1927’de başlandı. Yüce Atatürk, binada Türk süslemelerinin kullanılmasını istemiş ve yalnızca Türk işçilerinin çalışmasını emretmişti. Kurtuluş Savaşı’nda Türk taşçı ustalarının önemli bir bölümü cephede ölmüştü. Mimar Koyunoğlu mezartaşı ustalarını toplayarak ve Marmara adasından bin bir güçlükle mermer getirerek 1930 yılı Nisanında binanın inşaatını tamamladı. Mermer ustası Hüseyin Avni, maden ustası Hakkı, taşçı ustası Baki ve Ankaralı Hüseyin Efendiler mimarın adlarını saygıyla andığı ustalardır. İnşaat süresince Atatürk sık sık denetimde bulunmuştur. Mimar Koyunoğlu’nun anılarına göre, Atatürk karlı bir kış günü gene denetime gelmiş, tahtalarla çevrili odalarda mermeri işleyen işçilerle birlikte tencerede kaynatılan çayı tahta kaşıkla içmiştir. Gençlik Parkı projesinden de inşaatın önünde Mimar Koyunoğlu’na söz etmiştir.

Türk Ocakları merkez binası, 1931 yılı başlarında Türk Ocaklarının kapanmasından sonra 10 Haziran 1931 tarihinde Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi)’na devredilmiştir. 1932 yılında Türk halkının eğitim ve kültürel yönden kalkınmasını sağlamak, Cumhuriyet yönetiminin erdemlerini, Atatürkçülük ilkelerini halka yaymak amacıyla Halkevleri’nin açılması üzerine yapıda Ankara Halkevi hizmet vermeye başlamıştır.

Ankara Halkevi, başkentin kültürel yaşamına hareket getirmiştir. Önemli toplantılar, törenler, konserler, tiyatro-opera-bale temsilleri bu yapının görkemli salonunda gerçekleştirilmiş, zengin bir kitaplık kurulmuştur. Atatürk sık sık söz konusu etkinlikleri Cumhurbaşkanlığı locasından izlemiştir. Atatürk’ün Türk Ocağı’nda ve Ankara Halkevi’nde katıldığı bazı önemli olaylar sırasıyla şunlardır:

  • Etnografya Müzesi’nden sonra döşemesi tamamlanan tiyatro salonu ve diğer salonları gezmesi (5 Şubat 1930)

  • Türk Ocakları VI. Kurultayı toplantısında katılması (27 Nisan 1930)

  • Fransız tiyatro topluluğunun oyununu seyretmesi (19 Ocak 1931)

  • Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın kızının düğününde bulunması (14 Mayıs 1931)

  • Türk Tarih Kurumu toplantısına başkanlık etmesi (19 Temmuz 1931)

  • Bulgar operet topluluğundan operet seyretmesi (11 Aralık 1931)

  • Faruk Nafiz Çamlıbel’in Akın piyesini seyretmesi (4 Ocak 1932)

  • Behçet Kemal Çağlar’ın yazdığı Çoban piyesini seyretmesi (3 Nisan 1932)

  • Aka Gündüz’ün yazdığı Mavi Yıldırım oyununu seyretmesi (11 Haziran 1932)

  • Bulgar bale topluluğunun gösterilerini seyretmesi (21 Haziran 1932)

  • I. Türk Tarih Kurultayı’nın açılışında bulunması (2 Temmuz 1932)

  • Cumhuriyet’in 10. yıldönümünde açılan “İnkılâp Resim Sergisi”ni gezmesi (2 Kasım 1933)

  • Ankara Kız Lisesi’nin müsameresini seyretmesi (12 Mayıs 1934)

  • İran Şehinşahı Rıza Pehlevi ile Ahmet Adnan Saygun’un Öz Soy operasını seyretmesi (19 Haziran 1934). İran Şahı, Ankara Halkevi’nde ağırlanmıştır.

  • Türk Dil Kurumu’nun Dil Bayramı toplantısını izlemesi (26 Eylül 1934)

  • Ahmet Adnan Saygun’un Taşbebek operasının temsilinde bulunması (27 Aralık 1934)

  • Moskova Devlet Tiyatrosu sanatçılarının müzik ve bale gösterilerini izlemesi (17 Nisan 1935)

  • Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin açılış töreninde bulunması (9 Ocak 1936)

  • Bursalı gençlerin müsamerisini seyretmesi (26 Mart 1937)

  • Ay Işığı adlı adapte çocuk operetini seyretmesi (26 Mayıs 1937)

Halkevleri’nin 1952 yılında kapatılmasından sonra bina hazineye devredilmiş, kullanma yetkisi ise yeniden açılan Türk Ocakları’na verilmiştir. 1952-1961 yılları arasında binada, Türk Ocakları Derneği’nin düzenlediği etkinliklerin yanında Devlet Tiyatroları’nın 3. Sahne temsilleriyle Ankara Belediyesi’nin nikâh hizmetlerine yer verildiği görülmüştür. Üç kuruluşun binaya sahip çıkmaması yüzünden gerekli onarımlar yapılmış, yer yer yıkıntılar oluşmuştur. Bunun üzerine 1961 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in emriyle bina, Millî Eğitim Bakanlığı’na aynı yıl yeniden Türk Ocakları Derneği’ne verilmiştir. 1965 yılında bina bir kez daha el değiştirmiş, Köy İşleri Bakanlığı’nın olmuş ancak Türk Ocakları Derneği etkinliklerini sürdürmüştür. 1971 yılında Millî Savunma Bakanlığı’na devredilen bina, bu bakanlığın raporu üzerine 1972 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmiştir. Bütün bu el değiştirmeler sırasında bina çok yıpranmış, tarihsel eşyalarının bir bölümü tahrip edilmiş, salonun locaları sökülmüş, sahne kullanılmaz duruma gelmiştir.

1972 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’nca Ankara Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu’na dönüştürülen binada büyük değişiklikler yapılmış, odalar birleştirilip atelye haline getirilmiş, bazı pencereler örülmüş, marangoz-torna tezgâhları monte edilmiştir. Çeşitli meslek kursları açılan binada en büyük tahribat bu dönemde olmuş, iç ve dış süslemelerin bir bölümü dökülmüştür.